Tedavilerimiz hakkında detaylı bilgi almak için ve Randevu talebi için mesai saatleri içinde : 0(242) 252 07 24 'nolu telefon numarasından bize ulaşabilirsiniz.

Migren Tedavisi

  • Migren Nedir?

    İnsanların hayat kalitesini düşüren bir baş ağrısı tipidir. Migren ağrılarına maruz kalan kişiler, gün içerisinde yapmak zorunda oldukları aktivitelerini gerçekleştiremezler. Hayatları bu ağrı nedeniyle kesintiye uğrar. Hastaları çok rahatsız eden bir ağrı hastalığıdır. Genel olarak ağrı önce ense, şakak veya göz çevresinde başlar. Ağrının çeşidine göre, hareket edince şiddeti artabilir. Ağrının yanı sıra ışığa ve sese duyarlılık artar. Bunlara mide bulantısı ve kusma da eklenebilir. Migren ağrısı çeken hastanın, ışık almayan karanlık bir odada uyuması, ağrının hafiflemesine veya sonlanmasına yardımcı olmaktadır. Migren atakları kişiye göre değişim göstermektedir.

  • Migrenin Nedenleri Nelerdir?

    Migren, sebebi tam olarak bulunabilmiş bir hastalık değildir. Fakat genetik ve çevresel nedenlerle oluştuğu bilinmektedir. Migren ataklarının yaşanmasına, serotonin ve başka beyin kimyasallarında meydana gelen dengesizliklerin neden olduğu düşünülmektedir. Migren atakları yaşanırken beyin zarında, ağrı oluşuma neden olan bazı kimyasallar salgılanmaktadır. Bu durum ise migren ağrılarının yaşanmasına neden olmaktadır.  Kalsitonin gen-ilişkili peptid (CGRP), migren ağrısında etken olan önemli kimyasal ileticilerden bir tanesidir.

  • Migren Seviyeleri

    Migren ağrısının görülme yaşı genel olarak 20 – 30 yaş aralığıdır. Ama baş ağrıları, çocukluk veya ergenlik döneminde ortaya çıkabilmektedir. Migren atakları dört aşamada gerçekleşmektedir.

    • Prodrom
    • Aura
    • Baş ağrısı
    • Postdrom

    Fakat her migren atağında tüm aşamalar yaşanmayabilir. Kısaca aşamaları şöyle anlatmak mümkündür:

    Prodrom: Ağrı başlamadan 1 – 2 gün önce hastalarda bazı uyarıcı belirtiler kendini gösterir.

    • Kabızlık
    • Ruhsal durumda değişiklik, karamsarlık ve huzursuzluk gibi…
    • Yemek yemeğe isteği
    • Boyunda tutulma durumu
    • Çok susamak ve sık idrara çıkmak
    • Esnemenin artması

    Aura: Hastaların çoğunluğu aurasız ataklar yaşamaktadır. Auralı ataklarda ise, ağrıların önce ve sonrasında hastalar, nörolojik bozukluklar yaşayabilmektedir. Bunlar, dokunma hislerinde güçsüzlük, konuşma bozukluğu, görme bozukluğu, uyuşma veya karıncalanma şeklinde kendini göstermektedir.

    Baş Ağrısı: Migren atakları (ağrılar) kişilere göre değişim gösterir. Bu ağrılar 4 ila 72 saat arasında devam edebilmektedir. Çok nadir görülebileceği gibi haftada ya da ayda bir veya iki kez olabilir. Ağrı sırasında hasta, zonklamalı ağrı, mide bulantısı ve kusma yaşamaktadır. Işık ve sese karşı aşırı duyarlaşmakta, dokunmaya karşı da hassasiyet yaşayabilmektedir. Bunlara ek olarak görmede bulanıklık, baş dönmesi ve hatta baygınlık olabilmektedir.

    Postdrome (atak sonrası aşama): Atak sonrasında hasta kendini bitip tükenmiş ama biraz rahatlamış hisseder. 24 saatlik süreçte,  güçsüzlük, baş dönmesi, huzursuzluk, ışık ve ses duyarlılığı devam edebilir.

  • Migren Türleri Nelerdir?

    Basit migren olarak isimlendirilen ve en sık görülen migren türü aurasız migrendir. Ağrı atağı başlamadan önce hafif tatlı yeme isteği, ağrı sırasında ise bulantı ve kusma olabilmektedir. Diğer türü auralı migrendir. Bu migren çeşidinde nörolojik şikâyetler bulunmaktadır. Görme ile ilgili bozukluklar öncelikli olarak görülür. Sintilasyon olarak adlandırılan bu belirtileri baş ağrısı izler. Baş ağrısı olmadan yalnızca görsel bulgular, ya da farklı nörolojik belirtiler yaşanabilir. Sessiz migren olarak da adlandırılan bu türde hasta çok sıkıntılı bir süreç yaşar. Baziler migren, nadir olarak görülen bir migren türüdür. Beyin sapının etkilendiği bu durumda; konuşma bozukluğu, baş dönmesi, kulak çınlaması, çift görme ve dengesizlik görülmektedir. Konfüzyonel migren, bilinç bulanıklığının görüldüğü migren türüdür. Oftalmoplejik migren tipinde ise gözü hareket ettiren kaslar etkilendiği için, çift görme bozukluğu oluşmaktadır. En çok korkulan migren türlerinden bir tanesi ise Hemiplejik migrendir. Hasta geçici felç olmaktadır. Bu durum tek başına veya baş ağrısıyla birlikte oluşabilmektedir. Abdominal migren ve kusma ataklı migren, çoğunlukla çocuklarda görülen türlerdir ve genellikle baş ağrısız oluşurlar. Bazı zamanlarda çocuk hem kusup hem baş ağrısı çekebilmektedir. Çocuklarda vertigolu migren atakları da görülebilmektedir.

  • Migren Hastası Neden Artmaktadır?

    Bu artışın değişik nedenleri olmakla birlikte en önemlisi insanların iş, özel ve sosyal yaşamlarında çok fazla strese maruz kalmalarıdır. Genetik nedenler de önemli bir yer tutmaktadır.  Hastalık, toplumda sanayileşmiş kesimde daha yoğun görülmektedir. Bu durumu beslenme alışkanlıklarına bağlamak mümkündür. Kırsal kesimde beslenme biçimi, şehirlere oranla daha doğal ve sağlıklıdır. Şehirlerde ise işlenmiş gıdalar, rafine ve hazır gıdalar yoğun olarak tüketilmektedir.  Ülkemizde migren son 30 yıl içinde artış göstermiştir. Uzmanlar bu durumu, hazır ve katkı maddeli besinlerin artan tüketimine bağlamaktadır. Histamin, triamin gibi biyogenaminleri içeren gıdalar baş ağrılarına neden olmaktadır.

    Bilinçsiz antibiyotik ve ağrı kesici kullanımı da baş ağrılarına neden olmaktadır. Dış etkenlerle alınan kimyasal toksik maddeler, baş ağrılarının bir başka nedeni olmaktadır. Boyaların ve tarım ilaçlarının içinde bulunan kimyasallar, temizlik malzemelerinin içindeki kimyasallar baş ağrılarının oluşumunu tetiklemektedir. Kozmetik ürünlerin içinde bulunan kimyasal maddeler ise insan sağlığına zarar veren diğer ürünlerdir. Bu tarz kimyasallar bağırsak florasının dengesini bozarak, kronik baş ağrısına zemin oluşturmaktadır.

  • Migren Tedavisi

    Baş ağrısının nedenlerine ilişkin çalışma yapılıp nedenler saptandıktan sonra hastalığı tedavi etmek mümkün olmaktadır. Tedavi yöntemleri kişiye özel olarak uygulanmalıdır. Biyorezonans yöntemi ile uygulanan testlerin sonuçlarına göre, tedavi biçimi belirlenmektedir. Bu testlerin sonuçları doktorlara, ağrının sebebini bulmak ve uygulanacak tedaviyi belirlemek adına yol gösterici olmaktadır. Her hasta için uygulanacak tedavi yöntemi farklı olup, hastaya özel planlanmaktadır.

    Akut migren aşamasında, hasta ayda 1 veya 2 defa migren atağı geçiriyorsa profilaktif yani koruyucu tedavi yerine migren ilaçları ile atakları önleme tedavisi yapılır. Migren atakları ayda 4-5 defa yaşanıyorsa profilaktif tedavi uygulanır. Bundan sonra gelen tedavi ise kronik migren tedavisidir. Migren tedavisi her hastaya göre farklılık göstermektedir. Burada önemli olan konu, kişisel özellikler ve hastanın sağlık öyküsüdür. Hastanın tansiyonu veya şekeri varsa, obez ya da çok zayıfsa, panik atak yaşıyorsa, sinirli ve gerginse, çok fazla çalışıyorsa, bu durumlara uygun olarak tedavi planlaması yapmak gerekmektedir. Yani migren tedavisi standart bir tedavi değildir.

    Hastaya biorezenans tedavi tekniği ile Detoks yapılır.

    • Ağrılara sebep olan besinler beslenmeden çıkarılır.
    • Ağrılara neden olan toksik maddeler vücuttan arındırılır.
    • Vitamin ve mineral eksikliği varsa takviyesi yapılır.
    • Ağrılar bağırsak bozukluğundan kaynaklanıyorsa tedavisi yapılır.
    • Gerekiyorsa karaciğer ve safra yolları temizliği yapılır.
    • Mide phsı ve bağırsak phsı normal sınırlarına getirilir.
    • Hastanın yeteri kadar su içmesi sağlanır.

Kliniğimizde Uygulanan Testler

Tedavi yapılması gerekliliği oluştuğunda artık hastaya bazı testler yapılmalıdır. Bu testler arasında:

  • Gıda Testi; Yapılan bu testler ile vücudun tolere edemediği, zararlı olan maddelerin hastalar için yapılan diyetten çıkarılması söz konusudur.
  • Hormon Testi: Hastalığa neden olan hormonlarında araştırılması gereklidir. Çünkü eksik kalan vitamin ve minerallerin dışarıdan takviye edilmesi gereklidir.
  • Bağırsak Florası Testi: yapılan bu test ile gastrointestinal sistemine ait fonksiyonlar değerlendirilecektir. Şişkinlik, diyare, geğirme, yanma gibi şikâyetlerde bu testler tedavilerde kullanılmaktadır. Bu testlerde bozukluk var ise tedavinin başarıya ulaşması zor olacaktır.
  • Ağır Metal Testi: Vücutta ağır metaller bulunabilir. Bu test ile tespit edilebiliyor. Sonrasında çelesyon ve detox yolları bu şekilde tedavi edilebilir.
  • Toksit Madde Testi: Vücudumuzda sindirim, deri yolu, solunum yolları ile çeşitli toksikler birikebilir. Bunların yaptıkları birikim vücut içerisinde bazı fonksiyonların çalışmasını engelleyecektir. Belirlenen bu sorunlar detox yöntemleri ile vücuttan temizlenbiliuor.
  • PH Testi: Hastalarda mezenkim dokusunun PH düzeyini belirler. Normal PH değerlerine gelmesi sağlanacaktır.

Tüm bu testlerle hastalıkların etkenleri tespit edilir. Elde edilen sonuçlarla hastalara özel olarak tedavi seçenekleri uygulanır. Özellikle vücut için zararlı olan gıdanın diyetten çıkarılması gereklidir. Tedavide gerekli olan ve eksik kalan mineral, vitamin desteğinin sağlanması ile birlikte de gerekli düzenlemeler yapılır. Bunların yanı sıra toksik olan maddeler detox yöntemleri ve çelesyon ile vücuttan temizlenmektedir.

Bu tedavi yöntemlerinin yanı sıra ACUGRAPH cihazı da kullanılmaktadır. Bu cihaz hastaları Çin tıbbı açısından değerlendirmektedir. Vücut içerisinde klinik testlerle yapılan tetkiklerde bulunan eksikler, bu cihaz ile yapıldığında enerji eksikliği olarak değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmelere göre de çeşitli akupunktur tedavileri yapılmaktadır. Tek kullanımlık iğnelerle yapılan tedavilerde de alerjik hastalıklarda etkili sonuçlar alınabilmektedir.

Dr. Recep ÇELİK’ten Randevu Alın

Adınız Soyadınız (Gerekli)

E-posta Adresiniz (Gerekli)

Telefon Numaranız

Hastalığınız

Doktor

Tarih

Rahatsızlığınız hakkında bilgiler