Tedavilerimiz hakkında detaylı bilgi almak için ve Randevu talebi için mesai saatleri içinde : 0(242) 252 07 24 'nolu telefon numarasından bize ulaşabilirsiniz.

Disbiyozis ve Tedavisi

  • Disbiyozis nedir?

    Farklı nedenlerden dolayı bozulan sağlıklı yaşam olarak nitelendirilen Disbiyozis genel olarak bağırsak florası için kullanılan bir terimdir. Vücudumuzun yapısının düzgün bir şekilde işlemesi içinde bu flora yapısının bozulmaması gereklidir. Bozulan yapı hastalıkların habercisidir. Sindirim sisteminizde yer alan bu bozukluk, vücudun tüm sistematiğini de etkiler. Bu durumun ortaya çıkmasında özellikle doğal olmayan besinler, tek düze sürdürülen beslenme özellikleri sayılabilir. Nişastalı,  şekerli fast foud denilen abur cuburlar genel olarak vücut sistematiğini bozmaktadır. Ve ortaya çıkan durumda ise yeni endüstriyel ilaçlar geliştiriliyor. Hormon ilaçları, antibiyotikler, analjezik ilaçların gelişi güzel kullanılması da bağırsak florasındaki yapının bozulmasının temel nedenidir.

    Bağırsaklar yaklaşık olarak 10 metre uzunluğundadır. Ancak iç kısımlardaki villusların kapladığı alan hesap edilirse 400- 500 metre genişliğinde bir rakam karşımıza çıkar. Bağırsaklarımız içinde 1000’e yakın bakteri bulunur. Toplamda ağırlıkları 2 kg’a bulunabilir. Bağırsak lenfoid dokusu, bağırsak epiteli, bağırsak florası ortaya bir ekosistem çıkarıyor. Bağırsaklarımız içinde yaşayan bakterilerin yüzde 85’i faydalıdır. Bunun yanında yüzde 15’lik kısmının zararlı olduğu söylenebilir. Bu ekosistem ilk bir ya da iki yıl içinde tamamlanır ve yaşamı boyunca değişmeden devam ettiğinde sağlıklı bir vücut yapısı ortaya çıkarır. Ancak çoğu zaman bu şekilde kalması mümkün olmuyor. İlaçlar, hazır gıdalar, ağır metallerin vücuda girmesi ile bu yapı değişime uğrar. Ve bu da metabolik faaliyetlerin bozulmasına neden olur. Farklı hastalıklarda tam da bu aşama sonrasında oluşur.

    Bağışıklığın yüzde 80’i bağırsaklarda oluşmaktadır. Bu nedenle bağırsak florasının bozulmaması ve ya da bozulmuş ise tedavi edilmesi yaşam kaliteniz açısından çok önemlidir.

  • Disbiyozis nedenleri nelerdir?

    Bağırsak florasının bozulmasındaki en önemli etken antibiyotikler oluyor. Özellikle geniş semptomlu antibiyotiklerin kullanılması yararlı bakteri sayısının azalmasında etkilidir. Bakteriyel hastalıkların tedavi edilmesinde kullanılan antibiyotiklerde hiç fark etmeden Disbiyozis oluşmasına neden olur. Yararlı bakterilerin de öldürülmesi bağırsak florasında çok ciddi bozulmalara neden olur. Bu şekilde kronik hastalıkların ortaya çıkması çok daha kolay olacaktır. Zayıflayan bağışıklık sistemi de pek çok hastalığa davetiye çıkaracaktır.

    Antibiyotiklerin yanı sıra uzun süreli kullanılan ilaçlarda bağırsak florasına zarar veriyor. Özellikle uzun süreli kullanılan ağrı kesiciler hemolitik bakterilerin gelişmesini sağlar. Sinir yatıştıran, mide ekşimesi için kullanılan ya da uyku ilaçları gibi pek çok ilaç bağışıklık sistemine çok önemli zararlar verir. Kadınların kullandığı doğum kontrol ilaçlarının da bu etkiler oluşturduğu söylenebilir. Ve annenin bağırsak florasının bozuk olması, doğacak çocuk içinde aynı durumun ortaya çıkmasında etkilidir. Çocuklara etki olarak egzama, astım, öğrenme bozuklukları ve alerjik hastalıklar gibi olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabiliyor.

    Bu alanda Disbiyozis oluşmasındaki temel etkenlerden biri de beslenme şeklidir. Çünkü tükettiğimiz tüm besinler bağırsak florasını doğrudan etkileyecektir. İşlenmiş gıdaların besin değeri çok düşüktür. Bunlar zarar bağırsak yapınıza zarar verecektir. Bunun yanında karbonhidrat, şekerli gıdalar, kek, hamur işi tarzında besinlerde zararlı parazitlerin oluşmasına neden olmaktadır. Sebze ve meyve lifleri bu yapının korunmasını sağlayan sağlıklı besinler arasında sayılabilir. Bebeklik dönemlerinde ise anne sütü alımı çok önemlidir. Bebeklerin dengeli ve düzenli beslenmesi sağlam bir bağışıklık sisteminin oluşmasında çok etkilidir.

    Hastalıklarda bağırsak florası üzerinde olumsuz etkiler ortaya çıkarabilir.  Bunun yanında kısa süreli olarak yaşanılan streste vücut sistematiğini olumsuz etkileyecektir. Fiziksel yorgunluk, iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalma, mevsimsel faktörler, yaşlılık, aşırı alkol kullanımları da Disbiyozis sorunları oluşturacaktır.

  • Disbiyozis Türleri nelerdir?

    1. Bakteriyel Disbiyozis: Kalıcı bakteriler koloniler yaparak bağırsak florasını oluşturur. Ve hayati metabolik faaliyetlerin olmasında görevlidirler. Kalıcı flora 2 yaşına kadar tamamlanır. Geçici bakteriler ise çevreden alınan besinlerle oluşur. Koloni yapmazlar. Transit geçişler yaptıkları bağırsaklarda kalıcı bakteriler tarafından sindirilmektedir. Ancak bazı durumlarda koloni oluşturur ve hastalık nedeni olabilirler. Yararlı bakteriler azalır, bu zararlı bakteriler artarsa Disbiyozis oluşur.

    Bazı durumlarda ise çürükçül bakterilerin çoğalması da söz konusudur. Bu durumda dışkı bağırsaklarda çok uzun süre kalır ve toksin birikmesine neden olur. Kan yolu ile vücuda dağılan toksinler ise farklı hastalıklara neden olur. Bu durumda ise algılama bozuklukları, vertigo, konsantrasyon bozuklukları, yorgunluk, migren ve demans gibi hastalıkların ortaya çıkması söz konusudur. Bu duruma ise Pütrifikasyon Disbiyozis denilir.

    1. İnce Bağırsakta Kalın Bağırsak Bakterilerinin Çoğalması: Kalın bağırsakta olması gereken bifibakterin ince bağırsakta koloni kurduğunda yemek sonralarında göbeklerde gaz ve şişkinlik oluşacaktır. Bu durumda ince bağırsaklar besinleri yeteri kadar abzorbe edemeyecektir. Ve bu şekilde farklı rahatsızlıklar meydana gelir. Kronik yorgunluk, fibromyalaji ve irritabl bağırsak sendromları bu şekilde ortaya çıkar. Ayrıca ince bağırsakta şekerler, ayrıştırılmadan emildiğinde kana geçer ve vücut tarafından kullanılmaya başar. Ancak bu baterilerin ince bağırsakta olmaması gereklidir. Buna bağlı olarak ta gaz ve şişkinlik gibi şikayetler görülebilir.
    2. Fermantasyon Disbiyozisi Candidiyazis: Küfler ve mayalar bağırsaklar içerisindeki geçici mikroplardır. Baharatlarda, salatalarda ve meyvelerde oldukça yüksek oranlarda bulunabilirler. Süt ve süt ürünleri içinde de küfler bulunur. Mide asidine oldukça dayanıklı olan bu küfler çok kolay bir şekilde bağırsağa geçeceklerdir. Bağırsaklarda seyreltilerek dışarı atılırlar.

    Ancak bazı durumlarda bu bakteriler kalıcı olabilir. Bu durumlar arasında sık sık antibiyotik kullanımı, kortikosteroit tedavisi, immuniteyi baskılayan ilaçlar, aşırı duyarlılık ve alerji, kötü beslenme, sezaryen doğumları, dişteki dolgular, yaşlanma gibi etkenler sayılabilir. Bazı durumlarda ise glukozun femantasyonu karbondioksitler karında şişkinliğe yol açabilir. Bu durumlarda algılama zorluğu, yorgunluk gözlenebilir. Hatta alkol alınmasa bile promil seviyesi ölçülebilir. Mayalar aşırı bir şekilde ürediğinde ise romatizmal hastalıklar ve aşırı duyarlılık ortaya çıkabilir. Bu durumlarda ise zihinsel yorgunluk, eklem ağrıları, ciltte tahrişler, anal bölgede kaşınma, midede şişkinlik ve hazımsızlık olarak ta Disbiyozis oluşabilir.

    1. Parazite Bağlı Disbiyosiz: Bağırsaklarda yerleşil olarak yaşayan parazitlere de Disbiyozis deniliyor. Mikroskobit parazitler, makroskobik solucanlar, disbiyosise neden olabilirler. Bu durumda ise sık sık yellenme, karın ağrıları, kronik ishal, gaz kaçırma, titreme, kanlı mukuslu gaita, kabızlık gibi rahatsızlıklar görülebilir.
  • Disbiyozis Tedavisi

    Sağlıklı bir yaşam için bağırsak florasının yapısının bozulmaması gereklidir. Ancak günümüzde bu çokta mümkün olmuyor. Bu nedenle yapılan testlerle yaşanan sorunun ana nedeni bulunmalı ve tedavi yapılmalıdır. Bunun için:

    • Bağırsaklarda bulunan parazitler belirlenmesi gereklidir. Çünkü bu parazitler çıkardıkları toksik maddelerle bağırsak mukozana yerleşir ve çoğalarak, sürekli rahatsızlıklara neden olur.
    • Mayalar, patojen anaerop bakteriler yok edilmelidir. Çünkü bağırsak motilitesini bozmakta ve kabızlık şikayetlerine yol açmaktadır.
    • Bağırsaklarda yer alan candidalar yok edilmelidir. Bunun için rotasyon programı hazırlanabilir. Her biri belirli miktarlarda alınarak 4 gün sürebilir. Alınan doz ise günden güne artırılır. Doz alımlarında farklı etkiler oluşmuyor ise hormonal bir bozuklukta olabilir. Bu tedavi 4 ya da 6 ay sürebilir.
    • Son olarak Disbiyozis tedavisinde bağırsak mukozasında gömülü olan candidalların yok edilmesi bulunuyor. Bunun için bağırsak dostu bakteriler yüksek dozlarda başlanır. Ve 6 ay süre ile uygulanır. Bağırsak sendromları içinde omega yağ asitleri ile tamir edici tedaviler uygulanır.

Kliniğimizde Uygulanan Testler

Tedavi yapılması gerekliliği oluştuğunda artık hastaya bazı testler yapılmalıdır. Bu testler arasında:

  • Gıda Testi; Yapılan bu testler ile vücudun tolere edemediği, zararlı olan maddelerin hastalar için yapılan diyetten çıkarılması söz konusudur.
  • Hormon Testi: Hastalığa neden olan hormonlarında araştırılması gereklidir. Çünkü eksik kalan vitamin ve minerallerin dışarıdan takviye edilmesi gereklidir.
  • Bağırsak Florası Testi: yapılan bu test ile gastrointestinal sistemine ait fonksiyonlar değerlendirilecektir. Şişkinlik, diyare, geğirme, yanma gibi şikâyetlerde bu testler tedavilerde kullanılmaktadır. Bu testlerde bozukluk var ise tedavinin başarıya ulaşması zor olacaktır.
  • Ağır Metal Testi: Vücutta ağır metaller bulunabilir. Bu test ile tespit edilebiliyor. Sonrasında çelesyon ve detox yolları bu şekilde tedavi edilebilir.
  • Toksit Madde Testi: Vücudumuzda sindirim, deri yolu, solunum yolları ile çeşitli toksikler birikebilir. Bunların yaptıkları birikim vücut içerisinde bazı fonksiyonların çalışmasını engelleyecektir. Belirlenen bu sorunlar detox yöntemleri ile vücuttan temizlenbiliuor.
  • PH Testi: Hastalarda mezenkim dokusunun PH düzeyini belirler. Normal PH değerlerine gelmesi sağlanacaktır.

Tüm bu testlerle hastalıkların etkenleri tespit edilir. Elde edilen sonuçlarla hastalara özel olarak tedavi seçenekleri uygulanır. Özellikle vücut için zararlı olan gıdanın diyetten çıkarılması gereklidir. Tedavide gerekli olan ve eksik kalan mineral, vitamin desteğinin sağlanması ile birlikte de gerekli düzenlemeler yapılır. Bunların yanı sıra toksik olan maddeler detox yöntemleri ve çelesyon ile vücuttan temizlenmektedir.

Bu tedavi yöntemlerinin yanı sıra ACUGRAPH cihazı da kullanılmaktadır. Bu cihaz hastaları Çin tıbbı açısından değerlendirmektedir. Vücut içerisinde klinik testlerle yapılan tetkiklerde bulunan eksikler, bu cihaz ile yapıldığında enerji eksikliği olarak değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmelere göre de çeşitli akupunktur tedavileri yapılmaktadır. Tek kullanımlık iğnelerle yapılan tedavilerde de alerjik hastalıklarda etkili sonuçlar alınabilmektedir.

Dr. Recep ÇELİK’ten Randevu Alın

Adınız Soyadınız (Gerekli)

E-posta Adresiniz (Gerekli)

Telefon Numaranız

Hastalığınız

Doktor

Tarih

Rahatsızlığınız hakkında bilgiler